Endüstri 4.0 Kavramına Neden İhtiyaç Duyacağız?

 

Endüstri 4.0 kavramını duymayan kaldı mı?

İlk olarak işi Endüstri tarihinden ele almak lazım. Endüstri tarihi hangi  dönemlerden geçmiş bunlara bir göz atalım.

Endüstri tarihi, su ve buhar gücüyle başlamıştır. Su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıkmakta olup buna 1750 – 1830 yılları arasında İngiltere’de çıkan üretim sistemlerine örnek vermek mümkündür. İkinci sanayi devrimi(2.0) ile elektrik gücünün yardımıyla seri üretim olarak tanıtılmıştır. 1840 yılında Telgraf ve 1880 yılında Telefon icatlarına örnek vermek yanlış olmaz. Üçüncü sanayi devriminde (3.0) yani şimdi olduğumuz dönemde  ise dijital devrim, elektroniklerin kullanımı ve bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle üretim daha da otomatikleştirmiştir. Bunlara örnek olarak 1971 yılında Ed Roberts’in ilk mikro bilgisayar (Altair 8800) bu makineyi sunmasıyla ve çoğumuzun telefon markası olan Apple şirketinin 1976 yılında Steve Jobs ve S. Wozniak tarafından kurulmasına örnek verilebilir.

Şimdi ise Endüstri 4.0 dönemine gelmiş bulunmaktayız. İlk olarak genel bir tanım yapmamız gerekirse Endüstri 4.0 birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren bir terim olarak karşımıza çıkıyor.

 Neden Endüstri 4.0 Kavramına İhtiyaç Duyacağız?

  Doğu’dan gelen büyük bir tehdidin olması bu ihtiyacı doğuruyor. Yani dünyanın en  büyük nüfuslu ve altıncı büyük ekonomisi olan Çin, küresel ekonomiyi büyük bir düzeyde etkilemektedir. Bu süreç, Çin ve Çin’in bölgesindeki gelişmekte olan ülkeler için fırsatı ifade ederken, dünyanın geri kalanı için tehdit olarak nitelendirilir. Bunun ilk farkındalığını yaşayan Alman hükümeti 2012 yılında takımını kuruyor ve 2013 yılında dünyaya endüstrilerini yirmi yılda 3.0’dan 4.0’a getireceğini söyleyip yol haritasını sunuyor. Batı ülkeleri bu tehdit karşısında ve Almanya’nın bu atağından sonra konuyla ilgili çalışmalara başlayıp üç konuda konsantre olmaya başlanıyor.

Hız: Ürün için en iyi kazanım pazara çıkış süresinin kısalması, inovasyon kavramının ürünlere temas etmesi, daha küçük miktarlarda üretebilme becerisi; yani kısaca hız kavramına adapte olmak birinci konulardan biridir.

Esneklik: Doğu ülkelerindeki tehdidin ana sebebi neydi? Fazla nüfus gücü ve üretimleri sayesinde az maliyetli ürünler sunarak fiyat rekabetini ortaya çıkarmıştır.Peki batı ülkeleri Endüstri 4.0 kavramıyla neyi ortaya koyuyor? Esnek hatlar kurulduğu takdirde üretimi durdurmak zorunda kalmayacağını ve kişisel beklentiler ortadan kalkacağını ve kas gücünü indirerek devamlı üretim sağlayacak demektedir.

Verimlilik: Peki verimlilik derken neyi düşünüyorlar? Çin’den daha ucuza ve daha fazla üretebilme kapasitem var mı hesabını yapmaktalar. Şimdiye kadar neden bu kadar tehditi beklemişler de bunu düşünmemişler diyebiliriz. Teknoloji bu kadar gelişmemişti, dijital çağ bu kadar hayatımızın bir parçası haline gelmemişti.

Bu konulara bakarak genel olarak Endüstri 4.0’ın temelini anlamak adına diyebiliriz ki, Endüstri 4.0, insanı (kas gücünü) sistemden çekip sistemi mükemmel hale getirir ve hata payı sıfıra iner. Hem verimlilik sağlanır hem de maliyetiniz azalır.

İşsizlik Olacak mı?

Mavi yaka dediğimiz kas gücüyle çalışıp üretim yapılan bir sistemden bu sisteme geçildiği takdirde istihdam yüzde %6 artacak. Nasıl mı? Bu sisteme geçildiğinde sanayiler artmış olduğundan dolayı yüzde 3’lük bir pay buradan sağlanıyor. Diğer yüzde 3’lük pay ise değişen teknoloji ve son dijital çağ ayak uydurmak üzere meslekler ortaya çıkıyor.

Aslında bir yandan bakacak olursak sosyal amaç insanın kas gücüyle üretimde olmasını amaçlamak değil de beyin gücünü ortaya koymasını, inovatif düşünebilmesini ve geliştirici olmasını destekliyor.

Dünyada Ne Oluyor?

Almanya’ya tekrar gidecek olursak, görmüş olduğunuz fotoğrafta insan görüyor musunuz? Şirket 365 gün 24 saat çalışan bir sistemi oturtmuş olup ayda 1 milyon üretim yapıyor.

İnsanoğlunun üretime katkısı %25 olarak hesaplanmış olup, kas gücünü aza hatta sıfıra indirip hata oranının bir milyonda 12’lik bir seviyeye inmesi sistemin mükemmel olması anlamına gelmektedir.

Türkiye Ne Durumda?

Türkiye’nin 2023 hedeflerinden birisinin gerçeklemesi için dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması gerekmektedir. Bu da yılda ortalama yüzde 8,5 oranında büyümesi gerekmesi anlamına gelmektedir. Bu büyüme bilişimi verimli kullanmadan mümkün olamaz. Ülkemizde bilişim eğitimine daha yüksek bir ağırlık verilmesi, yazılımcı ve programcılar yetiştirilmesi demek hedeflere biraz daha yaklaşma potansiyelini taşır.

FSSoftware Olarak Endüstri 4.0’ın Neresindeyiz?

FSSoftware olarak  Endüstri 4.0 bilincinin farkındayız ve Online RF Stok ve Depo Yönetim çözümü, en son yazılım teknolojisiyle geliştirilmiş olan FSMobility ürünümüz; Depoların ve Stokların Yönetimi, Üretim, Kalite Yönetimi, Kabul ve Sevk Süreçlerinin yapılması; Depodaki kuralların el terminalleri tarafından kontrol edilmesi ve uygulanmasının sağlanması, parti no ve seri no takibi yapılması, tüm süreçlerin izlenmesi ve gözlenmesi gibi konularda Tedarik Zinciri 4.0 teknolojisiyle bizi yakınlaştırmaktadır.

V. Lojistikte Bilişim Sempozyumu – Tedarik Zinciri 4.0 (IOT, Sanal Gerçeklik-Artırılmış Gerçeklik, Big Data) – Kadir Has Üniversitesi

Unternehmen Profil

FSSoftware, 2006 yılında kurulmuş ve faaliyet alanını online mobil stok yönetimi ve ileri düzey izlenebilirlik konuları üzerine belirlemiş yazılım ve proje firmasıdır. FSSoftware on bir yıl önce kurulmuş olsa da, firmanın kurucu ortakları Otomatik Tanımlama/Veri Toplama (OT/VT) sektöründe 25 yıllık derin bir tecrübeye sahip. Alle Ansehen

Qualität Richtlinie

FSSoftware’in iletişim anlayışının dayandığı ilke, “Önce anlamak, sonra anlaşılmak”tır. FSSoftware müşterilerinin ihtiyaçlarını doğru anlamak ve bu ihtiyaçları yalnızca bugün için değil, geleceğe yönelik bir şekilde doğru olarak cevaplamak üzere, iletişim anlayışının temelini ‘dinlemek’ eylemi üzerine yapılandırmıştır. Alle Ansehen